Bunun Anlamı, Bunun Tanımı, Bu Nedir | S-Ş

Bunun Anlamı, Bunun Tanımı, Bu Nedir

Geniş Kapsamlı Türkçe Sözlük


Satir

Eski Yunan mitolojisinde yer alan yarı keçi yarı insan kır ve orman iyesi. Roma mitolojisindeki karşılığı faundur. ÇoÄŸunlukla gövdelerinin belden üstü insan, belden aÅŸağısı ise teke biçiminde, kuyruklu ve sivri kulaklıdırlar. Satirler genellikle ardından koÅŸtukları nemfler ve mainadlar ile birlikte tasvir edilir. Åžarap tanrısı Dionysos ile birlikte ÅŸarap içerler, kırlarda dans ederler. YaÅŸlanan satirlere silenos denir. Özel olarak Dionysos’u yetiÅŸtiren yaratığın adı da Silenos’tur.

Yunan heykel ustası Praksiteles, satirleri bedenlerindeki hayvan özelliklerini en aza indirerek yakışıklı ve genç bir erkek olarak göstererek yeni bir satir tipi yaratmıştır.

Aynı zamanda çoğu filme konu olmuşlardır. Örneğin Narnia Günlükleri Aslan Cadı Ve Dolap adlı filmde Satir adlı yaratığa yer verilmiştir

Sazakan

Göklerde dolaÅŸtığına inanılan kötücül bir varlık. İnanışa göre; o, yaz mevsiminde bulutların arasında dolaşır, baharda yaÄŸmurdan önce kendini gösterir. Onun ortaya çıkması, gür yaÄŸmur ve bol ürün olacağının göstergesidir. O, ejderha benzeri kocaman bir varlıktır. Bazı anlatıcılar ise onun başının ceylana benzediÄŸini ve kollu, budaklı boynuzları olduÄŸunu anlatırlar. Açık bir hava, bir anda yaÄŸmurlu bir havaya dönüşürse, hiç beklenmeden kar fırtınası bastırırsa, halk arasında “Sazakan oynuyor” denilirdi.

‘Sazakan’ yaÄŸmuru güçlendirip ÅŸimÅŸeÄŸin daha güçlü çakmasına sebep olurdu. O, büyük oynadığı zaman yüzyıllık aÄŸaçları kökünden söküp, evleri yıkabilirdi. YaÄŸmurlar bittikten sonra o, gerektiÄŸinde tekrar ortaya çıkacağı güne kadar yerin altına girerdi. Onun saklandığı yerde derin bir çukur oluÅŸur. Aynı anda sadece bir kiÅŸinin gözüne gözüken cinlerden farklı olarak ‘Sazakan’ı birden fazla insan aynı anda görebilir.

Simurg

Simurg bir diÄŸer ismiyle Zümrüdü Anka efsanevi bir kuÅŸtur. Pers mitolojisi kaynaklı olsa da zamanla diÄŸer DoÄŸu mitoloji ve efsanelerinde de yer edinmiÅŸtir. Sênmurw (Pehlevi) ve Sîna-Mrû (Pâzand) diÄŸer isimlerindendir. Ayrıca zaman zaman sadece Anka kuÅŸu olarak da anıldığı olmuÅŸtur. Türk mitolojisinde karşılığı ToÄŸrul’dur

Sentor

Sentor efsanesi at sırtında savaÅŸa giden Türklerden gelmektedir. Sentorun sureti görenlere çok farklı ve ürkütücü gelmektedir. İnkalar’ın, Pizarro ve adamları 1533 ‘de at üstünde geldiklerinde yanılmış olmaları muhtemeldir. Çünkü inandıkları at ve insan birleÅŸimi canlının gerçek olduÄŸu fikri onları o sırada çok korkutmuÅŸtur. Sentor figürlerine dikkatlice baktığınızda gözlerinin çekik olduÄŸunu görürsünüz. Onlar, Orta Asya (Kırgız) Türkleridir. Her nerede bir sentor figürü görürseniz, onun Orta Asya Türk’ü olduÄŸundan şüpheniz olmasın. Bunu günümüz sanat tarihçileri de kabul etmiÅŸlerdir.

Sfenks

Sfenks, kafası koç, kuÅŸ, veya insan, gövdesi ise uzanan bir aslan ÅŸeklini alan heykel. İlk önce Eski Mısır’da rastlanan Sfenks, eski Yunan mitolojisinde büyük kültürel önem taşımıştır ve ismini buradan almıştır.

Åžahmeran

Daha çok güney, orta ve doÄŸu Anadolu resminde, masallarında, hikayelerinde rastlanan akıllı ve iyicil olarak tanımlanan bellerinden aÅŸağısı yılan, üstü ise insan, Meran adı verilen doÄŸaüstü yaratıkların başındaki hiç yaÅŸlanmayan, ölünce ruhunun kızına geçtiÄŸine inanılan varlık. Farsça yılanların ÅŸahı anlamına gelen “ÅŸah-ı meran” dan gelir. Ancak, Åžahmeran’a iliÅŸkin tüm efsanevi kayıtlar ve Åžahmeran efsanelerine özgü tüm betimlemelerde varlık diÅŸidir.

Akdeniz bölgesinin Tarsus ilçesinde yaşadığına inanılıyor. Aynı isimli bir efsane Mardin yöresinde de geçer. Bu yörede Şahmeran bir resimle tasvir edilir ve Şahmeran ustaları tarafından yapılan tablolar evlerin duvarlarını süsler.

ÅžeÅŸe

Azerbaycan Türklerinin inanışına göre, bilinmezler aleminden gelen bir kuştur. Kötücül yapıya sahip olup, yalnızca geceleri uçan bu kuş, daha çok erkek çocuklara zarar verir. Yalnız kalan çocuğu vurup öldürür. Bu nedenle de erkek çocuğun altı aya kadar gözetim altında tutulması gerektiği söylenir. Bu kuşun girdiği evdeki çocuk ölür. Kırkı çıkmamış bebeğin kararıp ölmesi için sadece bir kez üzerinden geçmesi yeterlidir.

ÅžeÅŸe, vurduÄŸu çocuÄŸu boÄŸazından vurur. Gelip çocuÄŸa zarar vermesin diye çocuÄŸun yanında O’nun adını söylemezler ve çocuÄŸun beleÄŸine iÄŸne saplarlar. İnanışa göre, “ÅžeÅŸe”yi yakalayan biri, anında öldürmelidir. O’nu öldüren ÅžeÅŸe Anası olur ve ÅžeÅŸe’nin vurduÄŸu herhangi bir çocuÄŸun boÄŸazına elini sürerse çocuk kurtulur.